İçeriğe geç

Sinir hastaları askere alınır mı ?

Sinir Hastaları Askere Alınır Mı?

Geçen hafta, bir arkadaşımın askere alınıp alınmayacağı hakkında bir soru sordum. Sinir hastaları askere alınır mı? Aslında soruyu bir anda sormadım. Yavaşça kafamda şekillendi, sonra söyleyiverdim. Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken, içimde garip bir ağırlık vardı. Gecenin karanlığında, sanki herkesin ruhu bir şekilde birbirine bağlıymış gibi hissediyordum. Ya da belki o kadar yalnızdım ki, içimdeki kaygılarla baş başa kalmıştım.

Duygusal bir genç olarak, hayatımda pek çok şeyi içimde tutarak yaşıyorum. Bunu yazmak belki de bir tür rahatlama, bir çeşit açıklık. O an aklımda tek bir şey vardı: sinir hastaları askere alınır mı?

Bir Anı, Bir Soru

Bundan tam bir yıl önce, askere gitme yaşım geldiğinde, pek çok arkadaşım gibi ben de ne zaman gideceğimi düşünüyor, biraz da kaygı duyuyordum. Kimse bana, “Sen ne zaman askere gideceksin?” dememişti, ama bu soruyu her zaman kendime soruyordum. 25 yaşımda, sinir hastalıkları, kaygılar ve korkularla baş etmeye çalışarak bir gencin askere gitmesi kolay bir şey değil. Hani, normalde insanlar bu yaşlarda güçlü olur derler ya, işte o güçlü olma hali, bende her zaman eksikti. Yıllarca içimde birikti, birikti ve bir noktada patlayacak gibi hissettim.

O gün, tam da böyle bir noktada, bir arkadaşımın evinde sohbet ediyorduk. Bazen ciddiye almadıkları, bazen de anlamadıkları bir konu açıldığında başlıyorlardı. Biri “Askerlikte neler var ya, meğerse orada her şey farklıymış” dedi. İçimde garip bir rahatsızlık hissettim. Aslında, içimdeki korku, benim askerlikle ilgili kaygılarımı gündeme getiriyordu.

“Peki ya sinir hastaları askere alınır mı?” dedim birden. Herkes sustu. Kimse cevap veremedi. O an gerçekten ne kadar belirsiz ve korkutucu bir soru sordum fark ettim. Sinir hastalıkları, bence pek çok insanın göz ardı ettiği bir şeydi. Herkesin bir şekilde baş edebileceğini düşündüğü, ama aslında en zor başa çıkılan şeylerden biri. Kafamda bir sürü şey dönüyordu, ama o an kimseye anlatamadım.

Bir İhtimal: Hayal Kırıklığı

Bir hafta sonra, arkadaşımın askere gideceği günü beklerken, kafamda o soruyu sürekli çevirip duruyordum. O arkadaşım, gerçekten çok zor bir dönemden geçiyordu. Huzursuz, kaygılı, zaman zaman umutsuz… Ama kimse, onun bu duygusal durumunu tam olarak anlamıyordu. Yine de askere gitmesi gerekiyordu. İşte o an, o içimdeki kaygı patladı.

“Sinir hastaları askere alınır mı?” sorusu, hayal kırıklığımı daha da derinleştirdi. Ya gerçekten bir sorunum varsa? Ya her şey beklediğimden daha zor olur ve ben bu durumu başaramazsam? O an, kelimeler bana zor geldi. Birinin bana, “Bir şey yok, geçer” demesi bile, o kadar içten olmuyordu ki, sadece bir kağıt parçasına yazılmış gibi hissettirdi. “Bir şey yok, geçer” sözleriyle hayatı açıklamak ne kadar kolay olabilirdi ki?

İçimde bir boşluk vardı. Gerçekten, hayatıma yön veren tek şeyin askere gitme zorunluluğum olamayacağını düşündüm. O kadar çok şey birikmişti ki, birdenbire hayatımın bir dönüm noktasına gireceğini hayal ettim. Sinir hastaları askere alınır mı? Bu soruyu her sormaya başladığımda, bir yerlerde çözüm bulabileceğimi düşünüyordum. Ama kaygılar, çoğu zaman tüm düşüncelerimi örterdi.

Umut ve Yeni Bir Başlangıç

Bir gün, askere gitmeden önce çok sevdiğim bir arkadaşım benimle oturup uzun uzun sohbet etti. Birlikte sinir hastalıklarından, kaygılardan, zorluklardan konuştuk. Ve bir noktada bana şunu söyledi: “İsmail, hayat bazen ne kadar zorlayıcı olursa olsun, her şeyin sonunda bir çözümü vardır. Belki de senin bu sürecin çok daha derin bir anlamı olacak. Kendini yalnız hissettiğinde, yalnız olmadığını unutma.”

O an kafamda bir şeyin kırıldığını hissettim. Belki de hayat, ne kadar zor olursa olsun, o zor anlar bizler için birer test olabilir. Sinir hastalıkları veya kaygılarla baş etmek zor olabilir. Ama sonuçta bu bizim hayatımız. Sonunda belki bir şekilde çözüm buluruz.

Askerlik, evet, zor bir süreç olabilir. Ama sinir hastaları askere alınır mı? Bu soruya verilecek cevap, belki de hayatın bize sunduğu o güzel ve anlamlı cevabı bulmakla ilgilidir. Bazen, zor anlar insanı gerçekten değiştirebilir. Bazen de hayat, küçük umutlarla bir araya gelir.

Sonuçta, kimse hayatı tek başına yaşamak zorunda değil.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://grandoperabetgiris.com/tulipbetgiris.org